Social Icons

Pages

Faydalı Bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Faydalı Bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2012 Çarşamba

Yaşlanan cilt için maske tarifleri

Su, gıda ek olarak oldukça faydalı yiyecekler maalesef yaşlanmamak için yeterli değildir.  Ek olarak kahve, alkol, sigara çabuk yaşlanmanın başlıca faktörleri arasında yer alıyor. Ne yazık ki, bir metropolün kirlenmiş atmosferinden kaçış zor, ama onu yenmek mümkündür. Yaşlanma etkilerini azaltmak için maskeler kullanabilir, cildinizi şımartabilirsiniz.  Bu yazımızda yaşlanan ciltler için dört farklımaske tarifleri vereceğiz. Bu maskeleri her ayrı satırda belirtilen malzemeleri karıştırarak yapmalısınız. 15-20 dakika yüzünüzde tuttuğunuz maskeyi yıkarken önce sıcak, sonra soğuk suyla durulayın, ardından hafif bir nemlendirici kullanın. Malzemeler bir blender kullanarak kolaylık karıştırabilirsiniz. Sadece makyaj öncesi temizlenmiş yüze maske uygulayın.
• Malzemeler: 1 çay kaşığı bal, 1 yumurta sarısı, 1 çay kaşığı bitkisel veya zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı limon suyu.
• Malzemeler:2 çay kaşığı keten tohumu yağı ,2 çay kaşığı süzme peynir , 1 tatlı kaşığı maydanoz suyu ya da yeşil çay güçlü olabilir, balık yağı, portakal kabuğu ya da limon, yarım kaşık olacak.
• Malzemeler: Yarım çay kaşığı taze portakal suyu  , yarım çay kaşığı bal, 1 yumurta sarısı, 1 çorba kaşığı bitkisel veya zeytinyağı.
• Malzemeler: 1 orta boy haşlanmış patates, patates sıcak olmalı, yarım kaşık  süt ve yumurta sarısı ,maskeyi ılık uygulamak cildi esnek bırakarak yumuşatır.


7 Temmuz 2012 Cumartesi

Şifa, enginarın kalbinde!


Enginar aslında olgunlaşmamış bir çiçek tomurcuğudur. Olgunlaşmasına izin verilmeden enginardan faydalanmamız gerekir. Diyetisyen Çağlayan Şahin, enginarın bilinmeyen faydalarını anlattı.
Enginarın tam ortasında herkesi rahatsız eden, yenmeyen tüylü diken benzeri bir doku vardır. Eğer izin verilirde olgunlaşırsa çiçeğe dönüşen işte bu dokudur. İçerisinde ‘enginarın kalbi’ denilen bir yer vardır. Etrafındaki yapraklar ve tüylü doku çıkarıldığında bu kalbe ulaşılır ve en dişe dokunur yeri bu kısmıdır. Yapraklarının da uygun bir pişirme yöntemiyle tüketimi mümkündür.
Besin değerine bakıldığında kalori anlamında bizi çok zorlamayacak bir besin olduğunu da görüyoruz. Bir büyük enginarın kalorisi 25 kalori civarındadır ve eser miktarda yağ içerir. İçerisinde 170 mg potasyum, bol miktarda c vitamini, folat, magnezyum ve posa vardır.
Kolesterol ve enginar
Enginar, karaciğerdeki safra salgısını destekleyerek kolesterol atımını artırır ve karaciğerin kolesterol üretimini azaltır. Enginarın hoş acı tadını veren ve genellikle yapraklarında yoğunlaşan “cynarin”in ise 1970’lerde kolesterol düşürdüğü keşfedilmiştir. Ayrıca yine içerisinde bulunan “luteolin” adı verilen maddenin kötü kolesterol olarak da bilinen LDL kolesterolü düşürdüğü bazı araştırmalarla desteklenmiştir.
KOLESTEROL DENGELEYİCİ ENGİNAR İLE LEZİZ BİR YEMEK. ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR TARİFİ İÇİN TIKLAYIN!
İrritabl barsak sendromu ve enginar
Enginar yapraklarının irritabl barsak sendromu yaşayan kişilerde hastalığa bağlı belirtileri azalttığı görülmüştür. 208 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada enginar yaprak ekstresinin irritabl barsak sendromu tedavisinde olumlu sonuçlar verdiği görülmüştür.
Karın ağrısı ve enginar
Hazımsızlık ve karın ağrısıyla seyreden dispepsi rahatsızlığı, genellikle safra kesesinden
salgılanan safranın yetersiz salgılanmasına bağlanır. Yapılan araştırmalar enginar yaprağı ekstresinin bu salgıyı uyardığını göstermektedir.
Karaciğer fonksiyonları ve enginar
Enginar bitkisi devedikeni ailesindendir. Bu aile genel olarak karaciğer ve safrakesesinin korunmasında çok etkilidir. Karaciğerin vücudu temizlediğini düşünürsek, bu bitki de karaciğeri toksin ve enfeksiyonlardan korumaktadır. Bazı Akdeniz ülkelerinde enginar yaprağının suyu şarap veya suyla karıştırılarak kullanılmaktadır.
Diyabet ve enginar
Enginar, şeker hastalarında kan şekerini dengelemede büyük yardımcıdır. Enginarın içerisindeki inulin formundaki karbonhidratın etkisinin görülebilmesi için taze olması tek şarttır.

Biberin Faydaları ve Etkileri




Biber: Acı ve tatlı çeşitleri olan, farklı renklerde sebze ve baharat olarak kullanılan bitkilerin genel adıdır. Biber, özellikle C vitamini açısından oldukça zengindir.
Biberin Faydaları ve Etkileri: İştahı açar, mideyi kuvvetlendirir ve hazmı kolaylaştırır. Romatizmaya iyi gelir. Kanamaları önler. Cinsel arzuyu arttırır. Kırmızı biber, insanı ferehlatır ve nefes yollarını açar. Bronşit ve grip gibi hastalıklarda faydalıdır. Damar tıkanıklığı ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Acı biber, İştah açar. Akciğerleri temizler ve balgam söktürür. Eklem iltihaplanması, diş ve boğaz ağrıları, romatizma, sindirim sistemi bozuklukları, soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklarda faydalıdır.
Biber Nasıl Kullanılır? Sebze olarak yemeklerde ve salatalarda kullanılır. Kızartması yapılır. Ayrıca, baharatı da elde edilir.

3 Temmuz 2012 Salı

KÜÇÜK GÖĞÜSLERİ BÜYÜTMEK İÇİN


küçük, göğüs, büyütmek, küçük göğüsleri büyütmek için, küçük göğüsleri büyütmek için bitkiler, göğüs büyütmek için faydalı bitkiler, hangi otlar göğüs büyütmede yararlı, göğüslerim çok küçük, küçük göğüsleri doğal yönden büyütme yolları.
- Sedef Otunu demleyin.(1 fincan için 3 tutam sedefotu yeterli olur.) Masaj yaparak göğsünüze uygulayın. Ve günde 1 fincan için.
- Devetabanı çiçeğini demleyin (1 fincan için 2 tutam yeterli olur.) Demlenmiş çayı göğsünüze uygulayın. Günde 1 fincan için.
- Demlenmiş ısırgan yaprak ve çiçekleriyle birlikte göğüslere kompres yapmak ve günde 1 kez içmek faydalı olacaktır.

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Her yemeğe maydanoz


Her girdiği yerde bir tutam lezzet bırakan maydanoz, aleyhinde hemen hemen hiç konuşulmayan bir bitki.
Maydanoz, C vitamini, E vitamini, B grubu vitaminlerden folik asit, A vitamini yönünden çok zengindir. Taze yenen 8-10 dal (20 gram kadar) maydanoz, yetişkinlerin bir günlük  C vitamini ihtiyacının yarısını karşılar. Halk arasında mide bulantısı giderici, böbrek taşlarını düşürücü olarak, ayrıca kansızlıkta, halsizlikte, bağırsakların çalışmasında, diş eti kanamasının önlenmesinde, yaraların kapanmasında, romatizmada sıkça yararlanılıyor. Maydanoz aynı zamanda iştah açıyor, ateş düşürüyor. Kadınlarda adet düzenliyor ve organizmayı zehirlerden arındırıyor. Bu yüzden karaciğer karaciğer hastalıklarına, sarılığa, egzamaya, selülite, romatizmaya, gut hastalığına ve idrar yolları taşlarına karşı tavsiye ediliyor.
Ayrıca kaynatılıp içildiğinde ve cilde kaynatılmış maydanoz suyuyla pansuman yapıldığında sivilcelere iyi geliyor. Yine maydanoz suyuyla gözlere pansuman yapıldığında gözdeki iltihaplanmaları önlüyor ve yanmayı geçiriyor. Sirkeli maydonuz suyuyla yıkandığında saçların uzaması hızlanıyor.
İster çiğ olarak tüketin, ister yemeğinizi ocaktan indirmeden bir tutam maydanoz ekleyin. Evinizin balkonunda bir saksıya diğer çiçeklerin yanına bir demek maydanoz ekmenin evinize neşe katacağını da unutmayın...

25 Mayıs 2012 Cuma

Karma Ciltler için Nane Maskesi

Cildimiz yaşadıklarımızı en çabuk yansıtan yerdir. Yorgunluğumuzu, hava koşullarını ve birçok olumsuz etkenin yan yana geldiği zamanlarda cildimiz savunmaya geçse de yenik düşebilir. Sizler için bu yorgun ciltleri rahatlatacak bir maske yayınlıyoruz. Cildiniz iyi bakımı hak ediyor!



Yorgun Ciltler için Nane Maskesi
Nane maskesi:
Nane cildinizi hem serinletir hem de canlandırır. Yorgun cildinizi kendine getirir ve rahatlatır. Karma ciltler ile ve yorgun ciltlere iyi gelmektedir.
Bir tatlı kaşığı naneyi bir cezvede yaklaşık bir fincan su ile demledikten sonra soğumasını bekleyin.
Ardından 1 çorba kaşığı demlenmiş nane ile iki kahve kaşığı nemlendirici krem ile karıştırın.
Yüzünüze maske olarak uygulayarak 10 dakika bekleyin.
Bu uygulamayı haftada üç kere tekrar edin.

ANNE SÜTÜNÜN ARTMASI İÇİN

ANNE SÜTÜNÜN ARTMASI İÇİN
Şimdi sizlere anne sütünün artması için birkaç öneride bulunacağım. Özellikle incir-havuç ve taze beyaz dut oldukça güçlü arttırıcılardır. Bebeklerini emziren annelere ilk olarak incir-havuç karışımını tavsiye ediyorum. Hazırlanışı ise ;
Taze beyaz üzüm , dereotu, taze incir veya kurutulmuş incir, taze beyaz dut, haşlanmış taze beyaz dut kurusu, incir-havuç .
Diğer yardımcı olan karışımlar ise ;
Anason, kereviz, çilek , balkabağı, taze kereviz yaprakları, kıvırcık salata ,sumak.
** İlk olarak: günde iki porsiyon taze beyaz üzüm tüketin. Bu anne sütünü artıracaktır.
** İkincisi ise : sabah akşam yemeklerden önce yiyeceğiniz dere otu anne sütünün artmasını sağlar.
**Üçüncüsü ise : haşlanmış kuru incir suyunu için. 8-9 adet kuru inciri ½ lt. suda 10 dk kadar haşlayın. Bu suyu ikiye ayırın. Sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez için.
** Dördüncü olarak : ½ lt. kaynar suyun içine 8-9 adet kuru inciri ikiye bölün ve atın. Ağzını kapatın ve kısık ateşte 5 dk. boyunca kaynatın. geçen 5 dk. dan sonra içine 1 adet havucu dilimleyin. Ağzı kapalı şekilde 3 dk. daha kaynatın. Ilıtın ve süzün. 21 gün boyunca öğleden önce ve öğleden sonra aç yada tok karına 1 su bardağı bu karışımdan için.
Önemli bir noktaya değinmek gerekirse; Bu karışımlar aynı anda uygulanmamalıdır. İncir-havuç karışımı hariç olarak uygulama süresi bir hafta kadardır. Bir hafta sonunda bırakmanız gerekecektir.

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Adaçayının Faydaları

Adaçayının faydaları nelerdir, adaçayının zararları nelerdir, adaçayının kullanım alanları 
ADAÇAYI: Dağların tepelerinde yabanî olarak kendiliğinden yetişen adaçayı, uzun yapraklı, açık yeşil renkli, oldukça keskin kokulu bir bitkidir. Yaz başında, haziran-temmuz gibi, çiçek açınca toplanır ve kurutulur. Taze yeşil yaprakları da kullanılabilir.
Adaçayının Yararları: Gaz söktürücü etkisi nedeniyle mide ve bağırsak gazlarını gidermede faydalıdır. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardım eder. Mide bulantısını keser. Uyarıcı etkisi ile kan dolaşımını hızlandırır ve vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Göğüs açıcı ve rahatlatıcı etkisi astım hastaları için yararlıdır. Dişleri beyazlatır ve güçlendirir. Sinir sistemi üzerinde etkilidir: Sakinlik verir, çok sinirli ve gerginlik içinde olanlara faydalıdır.

Adaçayı nasıl kullanılır? Adaçayı özellikle çayı yapılarak içilir. Ayrıca, yemeklere ve çorbalara tat ve koku vermek için de kullanılır. Banyo suyuna katılırsa vücuda zindelik verir. Özellikle hazmettirici ve gaz söktürücü özellikleri nedeniyle yemeklerden sonra içilmesi yararlıdır. Ada çayı suyu ile ağızda gargara yapılırsa bademcik, diş eti ve boğazlarda oluşan iltihaplar kısa sürede iyileşir.
Uyarı: Ada çayı fazla kullanıldığında tansiyon yükselebilir. Gebelik süresince ve emziren annelere tavsiye edilmez. Günde 3 fincandan fazla içilmemelidir.

Acı Kavunun Faydaları

Acı Kavun nedir, Acı Kavunun faydaları nelerdir, Acı Kavun  zararları nelerdir,
Acı Kavun (Ecballium elaterium): 1,5 metreye kadar boylanabilen, sarı çiçekli, otsu bir bitki ve bu bitkinin sulu meyveleridir. Eşek Hıyarı olarak da bilinir. İçerdiği en önemli madde Elaterin’dir.
Acı Kavunun Faydaları ve Etkileri: Acı Kavun sinüzit hastalığına karşı oldukça etkilidir. Kronik sinüzitte meyvesinin suyu suyla seyreltilip buruna damlatılırsa faydası görülür. Fakat çok zehirli bir bitki olduğu için doktor kontrolünde ve çok dikkatli kullanılmalıdır.

Acı Kavun Nasıl Kullanılır? Meyvesinin özsuyu ve kökleri kullanılır. Taze yaprakları hafif yaralanmalarda kanı durdurmaya yardımcı olur. Kökleri lapa haline getirilip egzama olan bölgeye sürülürse iyi gelir. Özsuyu sinüzüte karşı oldukça faydalı olmakla birlikte, şiddetli acı ve hatta ölümle sonuçlanabilecek zehirlenmelere neden olabilir.

24 Nisan 2012 Salı

Selülitten kurtulmak için yapılması gerekenler

Dr. Cafer Abbasoğlu, yaz aylarında nasıl denize gireceğini, nasıl rahatça etek giyeceğini' düşünen bayanların zahmetsiz bir yöntemle selülitlerinden kurtulduğunu söyledi.


Selülitin bayanlarda hiç de azımsanmayacak oranda görülen, cilt altında yağ hücrelerinin artıp bağ doku bantlarının deriyi germesiyle meydana gelen bir dolaşım bozukluğu hastalığı olduğunu ifade eden Dr. Cafer Abbasoğlu, cilt altı bölgede oluşan sertleşme sonucu portakal pütürü gibi gözüken selülitlerin özellikle kalça çevresi, üst baldır, alt baldırda oluştuğunu söyledi. Abbasoğlu, ayrıca vücuttan atılmayan toksin, yağ ve fazla suyun cilt altında sıkışmasıyla oluşan bozuk görüntünün dolaşım bozukluğundan kaynaklanan bir rahatsızlık olduğunu kaydetti. Abbasoğlu, selülitin oluşumunda etkili olan sebepleri ise şöyle sıraladı: "Yanlış beslenme, hormonal ve kalıtımsal nedenler, kronik kabızlık, doğum kontrol hapı kullanımı, alkol tüketimi, karaciğer disfonksiyonu, ruhsal problemler, gebelik ve dolaşım bozukluklarıdır."Selülitin şişman ya da zayıf ayrımı yapmaksızın ergenlik döneminden itibaren hormonal değişikliklerin etkisiyle her yaş grubunda ortaya çıkabilen yağ hücrelerinin deformasyonuyla ilgili bir sağlık sorunu olduğunu kayden Abbasoğlu, "Ancak, alınabilecek bazı önlemler selülit oluşumunu engelleyebilir. Bol su içmek, vücudun sıkılaşmasını sağlayarak dolaşımı hızlandırmak için düzenli spor yapmak, sigara ve alkol kullanmamak, stresten uzak durmak, düzenli ve sağlıklı beslenmek, tuz, şeker ve kafeinden uzak durmak, bol protein tüketmektir." Sıralanan önlemlerle selülitten büyük ölçüde uzak durmak mümkün olmasına rağmen yine de selülitle tanışmayan bayanın yok denecek kadar az olmasının sorunu çözecek farklı yöntemleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Dr. Abbasoğlu, günümüzde basınç terapi, vakum terapi ve mezoterapi gibi farklı yöntemlerin uygulandığını ancak en zahmetsiz ve bilinçli yöntem olarak sklero-sellüloterapinin çirkin selülit görüntüsünü büyük ölçüde ortadan kaldırdığını söyledi. Dr. Abbasoğlu sözlerini şöyle tamamladı. "Ortalama 15 dakika gibi kısa bir sürede uygulanan tedavide kişinin cilt yapısına göre seçilen sklerozan ve cildin tanımlanmasına göre seçilen hipertonik solüsyon karıştırılarak köpük şeklinde büzüştürücü ilaçlar damar içine verilerek, damarların büzüşme yapıp kapanmasını sağlar. Özellikle üst baldırda ve kalça çevresinde damar içinden cilt altına ve damar çeperinden çevre dokuya dağılarak selülit kümelerini etkiler, böylece selülit görüntüsünü büyük ölçüde yok eder. Uzman hekim tarafından tek seanslık işlem sonucunda komplikasyonsuz, uzun süren diyet ve uygulamalara gerek kalmadan, bayanların yüzünü güldüren bu yöntem uygun maliyetinden ötürü de son yıllarda selülit tedavisinde en çok tercih edilen yöntem olma özelliğini koruyor."

21 Nisan 2012 Cumartesi

SELÜLİTE ŞİFALI BİTKİLERDEN ÇÖZÜM YOLLARI

SELÜLİTE ŞİFALI BİTKİLERDEN ÇÖZÜM YOLLARI
Araştırmalar kadınların %85-98’inde belli bir ölçüde selülit olduğunu göstermektedir.
Bazen yaz bahar ayları da zorlu başlar kadınlar için. Bir pantolon , bir kazak, uzun etekler ve mus çoraplarla kolayca geçiştirebildiğimiz kış aylarının rahatlığı gerilerde kalır. Minisi, bikinisi, mayosu vardır artık, insan neresini saklayacağını şaşırır… Evet, deniz mevsimi başladı mı, çaresizdir kadınlar, kaçarı göçeri yoktur. Bikinilerimizle birlikte aynanın karşısına geçip şöyle arkadan, arkadan selülit kontrolü yaparken buluruz kendimizi. Kışın ‘portakal ağacı’ gelip yerleşmiştir pürüzsüz tenimize…
Selülitin Nedenleri Nelerdir?
Yakın bir zaman öncesine kadar selülitin nedenini bulmak için yapılmış olan çok az sayıda araştırma vardır. Bunun sonucunda ise birçok varsayım ortaya atılmış olsa da pek az soruya yanıt bulunabilmiştir.
Son zamanlarda yapılan araştırmalar selülitin başlıca iki nedeni olduğunu ortaya çıkarmıştır.
▪ Yağı çevreleyen bağ doku destek sisteminin sertleşmesidir. Bu kısımlara bağ dokusu bölmeleri (fibröz septa) denilmektedir. Bunlar kollajen yapısındadır. Zamanla bu bölmeler sertleşmekte ve kısalmaktadır. Bu kısalma, selüliti karakterize eden çukurumsu görünümün büyük bir bölümünde etkendir. Ayrıca, bu büzülüp kısalmadan dolayı kan damarları ve lenf dolaşım sistemi de bloke olmakta ve kan akımının bu şekilde engellenmesi fibröz septaları daha da sertleştirmektedir. Lenf sisteminin bloke olması ise kalın, kaba ve düzensiz bir deri görünümüne neden olmaktadır.
▪ Selülitin başlıca nedenlerinden ikincisi ise yağ hücrelerinin “retiküler dermis” olarak bilinen derinin alt kısmı içinde çıkıntı oluşturmasıdır. Bu çıkıntılar ise çukurlaşmayı arttırarak görünümü daha da kötüleştirmektedir.
Selülit son yıllarda o kadar çok adından söz ettirdi ki, onu tanımamak ya da ondan korkmamak mümkün değil. Yaz aylarına doğru yaklaştıkça kadınları daha çok korkutmaya başlayan, varlığını portakal kabuğu görüntüsüyle ortaya çıkaran selülit, modern çağın bir sonucu olarak kabul ediliyor. Hareketsiz bir yaşam ve fast food gibi alışkanlıklarla başlayan, yağlı yiyecekler, asitli içeceklerle tırmanan selülit oluşumu, bir estetik sorunu gibi görünse de aslında bir ‘sağlık sorunu’ diyor hekimler…
Baldırların arkası görünmüyor sanmayın
Tıp dilinde hidrolipodistrofi” denilen selülit, derinin alt tabakasındaki yağ dokusunun, bağ dokuları arasında sıkışmasıyla ortaya çıkıyor. Bu da yağların, özellikle kalça ve üst bacak bölgesinde düzensiz ve biçimsiz toplanmasına neden oluyor ve ortaya görmek istemediğiniz kötü görüntüler çıkıyor. Portakal kabuğu görünümünde sadece yağ hücrelerinin suçu yok, aynı zamanda hızlı kilo kaybı ve zayıf bir bağ dokusu da selülit oluşumuna neden oluyor.
Uyluğun üst, dizin ve bileğin iç kısımları, kaba et ve baldırların arkası, üst bacaklar ve üst kollar gibi. Selülite zemin hazırlayan çok fazla faktör var. Ancak en çok üzerinde durulanlar, genetik yatkınlık, hormonların etkisi, dolaşım bozukluğu, beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam.
Selülit; cilt dokusunda meydana gelen ve cilde “portakal kabuğu” görünümü veren değişimlerin tümüdür. Yani bir hastalık veya rahatsızlık değildir. Ancak tıpta selülit ayrıca; cilt altı yumuşak dokuların enfeksiyonlarını tanımlamada da kullanılan bir terimdir.
Kadınlarda çok daha yaygın görülmektedir.
Tedavide krem ve masaj
Selülitin yok edilmesinde krem ve masaj en etkili yöntemler arasında yer alıyor. Kullanacağınız antiselülit kremlerin yanı sıra evde kendi kendinize yapacağınız masajlarla selülite savaş açabilirsiniz. Uzmanlar kontrolünde yaptıracağınız tıbbi masajlar da selülit tedavisinde etkili sonuçlar veriyor.
Kremler: Evde kullanabileceğiniz anti selülit kremler, deriye hemen nüfuz ederek, doğrudan yağ hücrelerini etkiliyor. Bu kremler selülitlerinizi tamamen yok etmese de azalmasını sağlıyor. Antiselülit kremler sayesinde hem pürüzsüz bir cilde sahip olabilirsiniz, hem de yeni selülitlerin oluşmasını önleyebilirsiniz.
Evde masaj: Kremlerin yanı sıra evde rahatlıkla yapabileceğiniz masajlarla da selilütle mücadele edebilirsiniz. Masaja kalçalarınızdan başlayın ve ellerinizle aşağıya ve yukarıya doğru daireler çizin. Daha sonra derinizi sıkıştırmadan baş ve işaret parmaklarınızın arasına alın ve yoğurur gibi masaj yapın ve bu arada dizlerin iç tarafını unutmayın.
Tıbbi masajlar: Selülit tedavisinin en önemli ayaklarından biri de tıbbi masajlar. Çünkü masaj kan ve lenf dolaşımını harekete geçirir ve dokuların taze oksijen ile dolmasını sağlar. Uzmanlar kontrolünde yaptırabileceğiniz bu tedavinin yaygın olarak kullanılan iki yöntemi var:
Dolaşım masajları: Kan ve lenfatik dolaşıma yönelik. Bu masaj deri altı kan dolaşımını aktive ederek, dokularınızın canlanmasını sağlıyor.
Lenfatik drenaj masajları: Özellikle lenf dolaşımı üzerinde etkili oluyor. Bu masajın hem elle hem de aletle uygulanan şekilleri var. Her iki masaj sonunda da hücrelere bolca oksijen gidiyor ve toksinlerinizin vücuttan atılmasını kolaylaştırıyor.
Selülite dur demek için
Kadına özgü bu estetik problemde en büyük nedenlerden biri hormon ve kalıtımsa, üçüncü neden yanlış beslenme ve fazla kilolar. “Fazla kiloyu vermeden selülitle savaşmak boş bir çabadır” diyen Dr. Muzaffer Kuşhan, beslenme yanlışlarıyla tırmanışa geçen selülitle mücadelenin yollarını gösterdi.
Günde en az 1.5-2 litre sıvı alınmalıdır. En sağlıklı içecekler; su, soda, ıhlamur, ada çayı, sarı çay gibi doğal ot çayları, sıkma taze meyve suları, sıkma taze sebze suları, ayran.
Şişede, kutuda satılan kola ve meyve suyu gibi konserve edilmiş içecekler, siyah çay, kahve çok az içilmelidir. En iyisi içmemek.
Turşu suyu, sirke, şalgam suyu gibi tuzlu içecekler (tuzlu ayran dahil) asla içilmemelidir.
Hamur işi tatlılar, tuzlular, çikolata, gofret, kakaolu fındıklı tatlılar, bisküviler yenmemeli. Tatlı ihtiyacı az miktarda dondurma veya sütlü tatlılarla giderilmeli.
Yağlı etler, yağlı tuzlu şarküteri (sucuk, pastırma, jambon, sosis vs.) kebaplar, turşular yenmemeli.
Konserve edilmiş ve salamura yapılmış yiyeceklerden uzak durmalı.
Yağ tüketimi azaltılmalı yani günde 60 gramdan fazla yağ alınmamalı ve bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir.
Beslenme şekli olarak lakto-vejetaryen beslenme felsefesi benimsenmelidir.
Protein kaynağı olarak, süt, yoğurt, peynir fazla alınmamak şartıyla yumurta yenmeli.
Et olarak daha ziyade yağsız tavuk-hindi, balık ve deniz ürünleri tercih edilmeli.
Her yemekten önce çok az yağlı dolu dolu her çeşit salata tercih edilmeli.
Etlerin yanında haşlanmış sebze, ayrıca haftada 5 gün sebze ağırlıklı beslenmeli. Sebzeler, az etli, tavuklu pişirilebilir ve az sıvı yağ konulabilir.
Yürüyün, bisiklete binin, yüzün, dans edin ve sakın kambur oturmayın!
Dik Oturun
Sürekli yüksek topuklu ayakkabılar giyinmek, yanlış yürümek ya da kambur oturmak, selülitin oluşma nedenleri arasında. Bu gibi durumlar, toplardamarlarda ve lenf damarlarında kanın geriye doğru akışını olumsuz yönde etkiler. Özellikle, yanlış oturma şeklinde iç organların sıkışmasına neden olur. Böylelikle, zehirli maddeler vücuttan çabuk çıkamaz ve atık maddeler dokularda toplanır. Selülit sorununuz olsun istemiyorsanız, dik oturmayı kesinlikle ihmal etmeyin.
Yürümeyi Unutmayın
Selüliti engellemek için dik oturmak yetmiyor. Aynı zamanda bol bol yürüyüş yapmanız gerekiyor. Çünkü tempolu bir yürüyüş kalça bölgelerindeki kan akışını hızlandırarak, selülitli görünümün azalmasını sağlıyor. Yürüyüş aynı zamanda kalçada biriken yağları eriterek, cildin pürüzsüz bir görünüme kavuşmasına yardımcı oluyor.
Güneşte Kalmayın
Fazla güneşte kalmak selüliti artırıyor. Saat 10.00 ila 14.00 arasında güneşlenmeyin. Güneşten koruma etkisi 15′ten yüksek koruyucular kullanın. Güneşlenmek yerine bronzlaştırıcı kremlerden de yararlanabilirsiniz. Daha koyu bir cilt selülitin görünümünü maskeleyebilir.
Dans Edin
Selüliti azaltabilecek en iyi yol egzersiz yapmaktır. Özellikle haftada en az üç kez 35 dakika sürecek aerobik aktivite yapın. Yürüyün, bisiklete binin, yüzün, dans edin. Daha uzun ve daha sık aerobik aktivitelerinin daha az selülit demek olduğunu hep hatırlayın. Aerobik çalışmalar iyi ve planlı yapıldığında gergin ve formda tutar, kilo verdirir, cilt ve cilt altı yağları uzaklaştırır, genç, gergin ve düzgün bir cilt görünümü sağlar.
Dr. Kuşhan’ın selülitten kurtulma diyeti
KAHVALTI (Her gün aynı)
2 dilim kepek ekmeği, u 2 dilim az yağlı tuzsuz peynir u Domates, salatalık u Taze sıkma sulandırılmış domates, portakal ya da greyfurt suyu, ıhlamur, adaçayı veya sarı çay. u Az miktarda suni tatlandırıcı kullanabilirsiniz. PAZARTESİ
Öğle: 200 gr. yoğurt, 250 gr. meyve
Akşam: 100 gr. tavuk ızgara (yağsız), bol yeşil salata (az zeytinyağlı, limonlu).
SALI
Öğle: 200 gr. yoğurt. 250 gr. meyve.
Akşam: 100 gr. yağsız tavuk veya dana eti ile hazırlanmış taze fasulye (250 gr.). Az sıvı yağla pişirilecek. Salata sınırsız (limonlu ve az zeytinyağlı).
ÇARŞAMBA
Öğle: Yarım kilo meyve.
Akşam: 100 gr. yağsız tavuk eti veya dana kıymalı semizotu (250 gr.). Az sıvı yağla pişirilecek. Çoban salata (limonlu, az zeytinyağlı).
PERŞEMBE
Öğle: Yarım kilo meyve.
Akşam: 100 gr. yağsız tavuk veya dana etli türlü. Az savı yağla pişirilecek. Karışık salata (limonlu, az zeytinyağlı).
CUMA
Öğle: 4 ceviz içi, 100 gr. tuzsuz çökelekli (lor), sınırsız karışık salata (limonlu). Ceviz veya çökelek yerine yağsız ton balığı da olabilir.
Akşam: Tavuk veya balık ızgara, karışık salata (limon ve az zeytinyağı ile).
CUMARTESİ
Öğle: 4 ceviz içi ve az yağlı tuzsuz lor peynirli karışık salata (limon ve 1 kaşık zeytinyağı ile hazırlanacak).
Akşam: Tavuk veya balık ızgara, karışık salata (limon ve 1 kaşık zeytinyağı ile hazırlanacak). İsteğe bağlı olarak 2 kadeh tatlı olmayan şarap.
PAZAR
Öğle: 50 gr. tuzsuz beyaz peynir, 150 gr. mantar veya 2 yumurtadan hazırlanmış omlet, yanında bol miktarda karışık salata.
Akşam: Çiğ domatesli biberli, kepekli makarnadan salata, üzerine yoğurt. (Makarna haşlanmadan önce bir su bardağı olacak).

BAŞ AĞRISI İÇİN NE YAPMALIYIM

BAŞ AĞRISI İÇİN:
Bazen baş ağrısı o kadar çok şiddetli olur ki dayanamayacak noktaya geliriz. Ama şimdi sizlere vereceğim şifalı bitkilerin sırlarını uyguladığınız zaman baş ağrınızdan eser kalmayacak.
Önerilerimi hemen veriyorum;
** baş ağrınızı önlemek için az yemek yemelisiniz, az düşünmek, çok uyumamak gerekir ve alkol kullanmamalısınız.
** gül suyu, taze kişniş ve badem yağını lapa yapınız. Bunu başınıza koyduğunuzda ağrınızı alacaktır.
** sirke ve bal karışımı şerbeti ( serkencebin ) ve semiz otunun suyunun karışımını içiniz.
** 2 gram katran köpüğünü ve 1 bardak bal şerbetini için. Bu sizin baş ağrınızı ve balgamınızı alacaktır.
** 100’er gram miyen kökü, udihindi ve mercan köşkü birlikte dövün. Elde ettiğiniz tozları 1000 gram susam yağına koyun. Dörtte biri kalana kadar kaynatın. Ve başınıza sürerek güzelce ovun.
** 1 bardak limon usaresi içmeniz faydalı olacaktır.
** ayva çiçeğini bal ile macun yaparak 1 kaşık yiyin.
** helile ıslatıp 1 bardak suyunu içmeniz etkili olacaktır.
**5 gram defne tohumunu dövün. Bal ile karıştırıp yutun.
**

 Karabaş otunu balla reçel haline getirip 1 kaşık yutun.
** karabaş otunu kaynatın ve 1 bardak için.
** 1 kaşık badem yağı içmeniz faydalı olacaktır.
** 1 bardak kabak suyu etkili olacaktır.
** 10 gram helile tozunu 1 bardak sıcak su ile karıştırın ve için.
** kulağınıza 2-3 damla limon suyu damlatmakta faydalı olacaktır.
** 200’er gram rezene ve kına suyu ile hamur yapın. Ayaklarınıza koyun.
**besbase menekşe yağı ile burnunuza çekerseniz başınızın ağrısını alacaktır.
** papatyayı kaynatarak için.
** mersin ağacının yapraklarını kaynatın ve lapa haline getirin. Başınıza bağlayın.
** nane arpa ile lapa yapıp başınıza bağlayın.

20 Nisan 2012 Cuma

Alzheimer Hastalığı Tedavisi

Alzheimer Hastalığı Tedavisi; İlaçlı tedavi Malesef türkiyede alzheimer çok fazla tedavi yöntemleri oldukça fazla var ve sonuclu güzel sonuc verenleride var. Alzheimer hastalığı malesef çok kötü hasta olan ve hastaya bakan içinde çok zor bir durum allah yardımız olsun…
Alzheimer hastalığını tedavisinde ne durumdayız? Alzheimer hastalığını ve aynı aileden olan Pick veya DLB (yaygın Lewy cisimcikli demans) gibi hastalıkları durduracak veya geriye döndürecek bir tedavi yöntemi he­nüz yok. Elimizdeki ilaçlarla belirtileri kısmi ölçüde gider­mek mümkün. Tedaviyi iki başlık altında topluyoruz: İlaç tedavisi ve ilaç dışı tedavi. İlaç tedavisini de ikiye ayırıyo­ruz. Hastalığa özgün olan ve özgün olmayan tedaviler.

Turp otu faydaları nelerdir



turp otu salatası,turp otu yemeği,turp otu bitkisi faydaları,turp otu faydaları tarifi,turpun faydaları yararları,turp otu bitkiler,turp ve turp otunun yararlari,turp otu nedir
turp
Turp (hilb) : Turpgiller familyasından; yaprakları karşılıklı, çiçekleri beyaz, sarı veya mor renkte ve salkım durumunda bir bitkidir. Meyvesi acımsı ve etlidir. Beyazturp, kırmızıturp, karaturp, yabanturbu, bayırturbu gibi türleri vardır. İçeriğinde C vitamini, kükürt ve iyot vardır.
Faydası : Böbreklerdeki mikropları öldürür. Kum taşlarının dökülmesine yardımcı olur. Karaciğeri kuvvetlendirir. Karaciğer şişliğini indirir. Sarılıkta faydalıdır. Safra taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. Romatizma, siyatik, lumbagoda faydalıdır. Astım ve bronşitte faydalıdır. Öksürüğü keser. Kabızlığı giderir. Dişetlerini kuvvetlendirir. İdrar söktürür. Yatmadan önce bir bardak turp suyu içilirse, rahat bir uyku sağlar.

BİTKİLERLE YÜZ MASKELERİ



maske, yüz maskesi, cilt maskesi, bitkilerle yüz maskeleri, cilt maskesi nasıl yapılır, yüz maskeleri nasıl yapılır, bal maskesi, salatalık maskesi, yulaf maskesi, yumurta maskesi, siyah noktalar, maskeler, doğal yüz maskeleri.
1.SALATALIK MASKESİ : İki tutam çuha çiçeği kurutularak,dövülüp toz haline getirilir. Kabukları soyulmuş yarım salatalık, bir fincan pirinç unu, çuha çiçeği tozu ile birlikte on dakika ateşte pişirilir. Elde edilen karışım bulamaç haline getirilir. Hazırlanan bulamaça yarım fincan elma suyu, bir çorba kaşığı saf zeytinyağı ilave edilerek krem haline getirilir.
Etkisi : Yüz ve boyuna uygulanan bu maske cildin canlı ve sağlıklı gözükmesini sağlar. Yüzde yarım saat beklettikten sonra ılık su ile yıkanır ve gül suyu sürülür.
2.BAL MASKESİ : Civan perçemi çiçeği, saf suda on dakika kaynatıldıktan sonra sıkılarak süzülür. Bir fincan su soğutulur. Elde edilen posa ezildikten sonra,yarım fincan limon suyu,bir çorba kaşığı zeytinyağı,bir tatlı kaşığı bal ve çırpılmış yumurta sarısı ile karıştırılır. Hazırlanan karışıma soğuk civan perçemi suyu ilave edilir. Maske kıvamına gelinceye kadar yulaf unu eklenir.
Etkisi : Yüzdeki çöküntü ve kırışıklıkların giderilmesini önler. Bu maske bir hafta uygulanmalıdır. Yüzde bir saat kalması gereklidir.
3.YUMURTA MASKESİ : İki avuç buğday, iki bardak suda ezilir. İki yumurta sarısı ve bir çorba kaşığı badem yağı konulur. Yüze sürülür ve kurumaya başlayınca yıkanır ve gülsuyu sürülür.
Etkisi : Kızıl lekelerin ve sivilcilerin giderilmesini sağlar. Sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa uygulanır. Bu maske şampuan olarak kullanılabilir, saçların parlamasını sağlar.
4. YULAF MASKESİ İLE SİYAH NOKTALARDAN KURTULUN :
Yulaf ezmesi, cildin derinlemesine temizlenmesi ve siyah noktaların yok edilmesini sağlayan bir maskedir. Bu maske ayrıca cildin içinde dolaşan pislikleri temizleyip, cildin fazla yağlanmasını da engeller. Bu nedenle kuru ciltli kişiler tarafından pek fazla kullanılmamalıdır. Yulaf ezmesi maskesinin yapımı son derece basittir. Pişirdiğiniz yulafları süzdükten sonra, bunları geniş bir kabın içinde bir kaç dakika ezin. Hazırladığınız bu yulaf ezmesini yüzünüze sürdükten sonra 15 dakika kadar bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Bu maskeyi vücudunuza da uygulayarak, şaşırtıcı sonuca ulaşabilirisiniz.

19 Nisan 2012 Perşembe

düşük yapmayı engellemenin yolları





YAYGIN ADI: Kartopu, Kara alıç
LATİNCE ADI: Viburnum prunifolium
FAMİLYASI: Caprifoliaceae
KULLANILAN BÖLÜMÜ: Kabuğu
Kartopunun Faydaları ve TANIMI
Yapraklarını döken bu ağaç-çalının boyu yaklaşık 1,5-5 metre arasında olur. Dalları yivli, kabuğu kırmızı, kahverengidir. Çiçeklerinin tepeleri beyaz kaplı, meyveleri ise parlak, mavi, siyah, sulu tanelerdir.
Kartopunun Faydaları ve YETİŞTİĞİ YER
ABD’ye özgüdür. Kuzey kesimlerde çalı, güneyde ise küçük bir ağaç olarak yetişir.
Kartopunun Faydaları ve HALKBİLGİSİ VE GELENEKSEL KULLANIMI
Amerika Yerlileri kartopunun meyvesinden, reçel; dallarından ise sepet yaparlardı. Güney’de köle sahipleri, daha fazla köle çocuk doğursunlar diye kadın kölelere zorla kartopu verirlerdi. XIX. yüzyılda, kendilerine eklektik adını veren doktorlar grubunun kullandığı bir tıp metni olan King’in Amerikan Dispanseri’nde bu kullanımdan söz edilir: “Çiftlik sahipleri kadın kölelerinin hamile oldukları dönemlerde istemli düşük yapmalarını engellemek için demlenmiş kartopu içmelerini şart koşardı; bu, gayet alışılmış bir durumdu…”
Kartopunun Faydaları ve TIBBİ KULLANIMI
Amerika Yerlileri, Avrupalıların, Kuzey Amerika’ya yerleşmelerinden çok önce, kartopunu ilaç olarak kullanıyorlardı. Menopoz ve regl dönemi kramplarını gidermek, doğum sonrası ağrıları hafifletmek ve düşük yapmayı önlemek için kabuğunu kaynatıp özünü çıkarır, içerlerdi. Akraba türleri, kan düzensizliklerinden migrene, çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılırdı. Eklektiklerin çok değer verdikleri bitki, rahimde tahriş olmuş yerleri rahatlattığından, geçmiş hamileliklerinde sorunlar yaşamış kadınlara verilebilecek etkili bir yardımcıydı. Kartopu, bir rahim gevşeticisi olan skopoletin içerir; bu, geleneksel kullanımına da kanıt olarak düşünülebilir. Bitkinin kabuğu günümüzde modern bitki uzmanları arasında hâlâ popülerdir.

18 Nisan 2012 Çarşamba

Aloe vera nedir aloe veranın faydaları nelerdir



Aloe vera nedir,Aloe vera faydaları,sarısabır nedir , sarı sabır nedir faydaları nelerdir,aloe vera jel faydaları
İbni Sina’nın “El Kanun Fi’t Tıp” kitabında da adı geçen Aloe Vera mucize bir bitki mi, yoksa bir reklam yalanı mı? Ya pazar kavgası! Amerika Aloe Vera Stokluyor mu? işte yanıtlar.
İskender’e ülkeler fethettiren bitki tartışması popüler bilim dergisinin son sayına konu oldu. İşte derginin hazırladığı dosya ile, efsaneden gerçeğe Aloe Vera…
500’den fazla türü olan Afrika kökenli Aloe Vera, ülkemizde “Sarısabır” adıyla bilinir. Görünüş olarak kaktüse benzese de zambakgiller familyasına mensuptur, dolayısıyla bizim soğan ve sarımsağımızla akrabadır. Ancak, Akdeniz ve Ege bölgelerinde bazı türleri yetişse de “Barbadensis” adındaki en faydalı türü ülkemizde bulunmaz. Acı bir tadı olduğu için sevilmeyen bu bitki, Boccacio’nun Decameron’undaki bazı gülünç öykülerde, “Şekere bulansa bile yutulması imkansız” özelliğiyle rol almıştır.
Aloe Vera jeli açık havada kaldığı takdirde kısa sürede okside olarak yararlı özelliklerini yitirir. Bu nedenle, saklanarak geniş bir kullanıma kavuşması mümkün olmamıştır. Ancak 1968 yılında Teksas’lı bir eczacının bulduğu formül sayesinde bu ürün tıbbi amaçlar dışında kullanılan sınai bir hammadde konumuna gelmiştir.
Günümüzde, ABD, Meksika, Doğu Afrika ve Japonya’da on binlerce dönüm alanda, Aloe Vera üretimi yapılmaktadır. İpek kağıt yapımında ve tekstil sanayiinde parlatıcı olarak kullanılmaktadır.
Aloe Vera yaprağının dış kısmının, tıbbi olarak kabızlığı önleyici özelliği bilinmektedir. Yapraktan elde edilen usare ise genellikle kurutularak tane haline getirilir ve tıbbi amaçlarla kullanılır.İçilmesi çok tehlikelidir.Özellikle kanser vakalarında kanser hücrelerini besleyici ve tümörleri büyütücü özelliği saptanmıştır.Bu tehlikeli etkisi bazı tıbbi dergilerde de yayınlanmıştır.
Amerika Aloe Vera Stokluyor mu?
Aloe Vera jelinin, yara, yanık ve deri hastalıklarına da iyi geldiği söylenmektedir. Öyle ki, Büyük İskender’in Hindistan’a uzandığı dönemde, hocası Aristo’nun önerisiyle, askerlerinin yaralarının tedavisinde bu bitkiyi kullanmak niyetiyle bol bol Aloe Vera yetişen bir adayı fethettiği rivayet edilirken, günümüzde ise Amerika’nın olası bir nükleer savaş sonrası radyasyon yanıklarının tedavisi amacıyla Aloe Vera stokladığı iddiaları mevcuttur. Ancak 1970’li yıllarda Amerikan ilaç denetim kurumu olan FDA, yanık ve yaralanmalara iyi geldiği konusunda yeterli kanıtlar olmadığını açıklamıştır.
Buna karşılık bu gün tamamen ticari amaçlı olarak bitkisel ilaç adı ile çok geniş bir pazarlama ağı kurularak belirlenmiş bir tıbbı yararı olmadığı halde her derde deva bir ilaçmış gibi çaresiz ve maalesef kültürsüz bir kesime,yasa boşluklarından yararlanarak elden ele,kaçak bir mal gibi yüksek fiyatlara pazarlanmaktadır..
Türkiye’de de sokaktaki her 10 kişiden birisi yarı yarıya kar ettirilen bu yararsız ürünü vatandaşa bin bir dil dökerek pazarlamaya çalışmaktadır… Bundan olumlu sonuç ve yarar sağlanamadığı için halkın gerçek bitkisel ilaçlara güveni de azalmaktadır.
Pazar Kavgası
Aloe Vera’nın bağışıklık sistemini güçlendirdiği de yaygın bir kanıdır. Bu özelliği nedeniyle AIDS’e (bağışıklık eksikliği sendromu) karşı etkili olup olmayacağı araştırılmaktadır.
Aloe Vera, şifalı özelliklere sahip olmakla birlikte, muhtemelen tüm şifalı bitkiler gibi yan etkileri de mevcuttur. Bu yönde araştırmalar sürmektedir. Ne var ki, ürün, sınai bir hammaddeye dönüştükçe yeni kullanım alanları yaratmak amacıyla bir mitos yaratılmaktadır. Günümüzde iş o hale gelmiştir ki, ne ürün üretirseniz üretin “Aloe Vera’lı” etiketini yapıştırdığınızda ek bir avantaj sağlamanız mümkündür. Onun için de eşarbın “Aloelisinden” tuvalet kağıdının “Aloelisine” kadar her ürün bu pazar kavgasından bir pay kapmaya çalışmaktadır.Aleo vera bir “Dalavere” metası haline gelmiştir…
Piyasadan Toplatılabilir
Hal böyle olunca, geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü Aloe Vera’lı gıdaların yasaklanması yönünde Tarım Bakanlığı’ndan talepte bulunmuş, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı da, tüm il müdürlüklerine bir yazı göndererek “5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun” uyarınca, tüm Aloe Vera’lı yiyecek ve içeceklerin piyasadan toplatılmasını istemiştir. Gerekçe olarak da, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) hazırladığı bir rapor ileri sürülmüştür. Bu rapora göre dünyada Aloe Vera’yla ilgili hiçbir klinik çalışma bulunmamaktadır ve bu bitkiden elde edilen jel, birçok mikroorganizma için üreme ortamı oluşturmaktadır. Bazı tıp adamları da bitkinin karaciğer üzerinde olumsuz yan etkiler yaptığını iddia etmektedirler.

17 Nisan 2012 Salı

ANNE SÜTÜNÜN ARTMASI İÇİN


ANNE SÜTÜNÜN ARTMASI İÇİN
Şimdi sizlere anne sütünün artması için birkaç öneride bulunacağım. Özellikle incir-havuç ve taze beyaz dut oldukça güçlü arttırıcılardır. Bebeklerini emziren annelere ilk olarak incir-havuç karışımını tavsiye ediyorum. Hazırlanışı ise ;
Taze beyaz üzüm , dereotu, taze incir veya kurutulmuş incir, taze beyaz dut, haşlanmış taze beyaz dut kurusu, incir-havuç .
Diğer yardımcı olan karışımlar ise ;
Anason, kereviz, çilek , balkabağı, taze kereviz yaprakları, kıvırcık salata ,sumak.
** İlk olarak: günde iki porsiyon taze beyaz üzüm tüketin. Bu anne sütünü artıracaktır.
** İkincisi ise : sabah akşam yemeklerden önce yiyeceğiniz dere otu anne sütünün artmasını sağlar.
**Üçüncüsü ise : haşlanmış kuru incir suyunu için. 8-9 adet kuru inciri ½ lt. suda 10 dk kadar haşlayın. Bu suyu ikiye ayırın. Sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez için.
** Dördüncü olarak : ½ lt. kaynar suyun içine 8-9 adet kuru inciri ikiye bölün ve atın. Ağzını kapatın ve kısık ateşte 5 dk. boyunca kaynatın. geçen 5 dk. dan sonra içine 1 adet havucu dilimleyin. Ağzı kapalı şekilde 3 dk. daha kaynatın. Ilıtın ve süzün. 21 gün boyunca öğleden önce ve öğleden sonra aç yada tok karına 1 su bardağı bu karışımdan için.
Önemli bir noktaya değinmek gerekirse; Bu karışımlar aynı anda uygulanmamalıdır. İncir-havuç karışımı hariç olarak uygulama süresi bir hafta kadardır. Bir hafta sonunda bırakmanız gerekecektir.

Böğürtlen Rubus sp Faydaları nedir nerede yetişir

Böğürtlen Rubus sp
Yerli Amerikan kadınların düşüğü engellemek için böğürtlen yediğini biliyor muydunuz?
Hikâyesi Nedir?
Böğürtlenler, gül familyasına ait çalılardır. Böğürtlen tarlaları her sene meyve verir. Himalaya, Marion, Silvan, hep yeşil ve siyah elması da içeren birçok türü vardır. Hep yeşil (Evergreen) türü satılan ana türüdür. Böğürtlenlerden genelde ahududu ile hibrit meyve yapılır.
Böğürtlenin Tarihi
Hep yeşil Böğürtlenin, Kuzey Avrupa’da yetiştiği ve göçmenler
1850 yılında böğürtleni Doğu Birleşik Devletler’e götürmeden yüzyıllar önce İngiltere’de ünlü olduğu bilinir. Göçmen kuşlar, böğürtlenin ün kazandığı Pasifik kıyısına, batıya doğru böğürtlen tohumlarının yayılmasına yardım etmiştir. Himalaya böğürtleni Birleşik Devletlere Almanya’dan gelir ama gerçek kökeni Asya’da bulunabilir.
 Böğürtlenin bu türü, Pasifik’in kuzeybatısında oldukça yaygındır. Böğürtlenler Cascade ve Sierra Dağı otlaklarında bolca bulunur.
Böğürtlen Nerede Yetişir?
Dünyanın en büyük üreticileri Şili, Birleşik Devletjer, Guatemala, Meksika, Ekvator, Romanya ve Türkiye’dir. Birleşik .Devletler
 içinde başta gelenler Oregon Kaliforniya, Teksas, Georgia ve Arkan sas dır.
Neden Böğürtlen Yemeliyim?
Böğürtlenler antioksidan açısından zengindir. Bir test tüpü çalışması çay üzümü, yaban mersini, çilek ve ahududuyla karşılaştırdığında böğürtlenin en yüksek antioksidan kapasitesine sahip olduğunu ortaya çıkardı. Ayrıca C vitamini, lif ve antikanserojen özellikleri olan tanen, flavonoid ve cyanidin fıtokim yasalları açısından zengin
 dir. Ayrıca kalp rahatsızlığı riskini azaltabilen ve alerjisi olan insanlarda histamin faaliyetini durdurabilen bir antioksidan olan kuersetin gibi catechinler içerir.
Doğal İlaçlar
Damıtılmış su ve böğürtleni karışımdan yapılan içeceği her sabah düzenli olarak içmenin bağırsak faaliyetlerini hızlandırdığı bilinmektedir. Böğürtlen yapraklarını çiğnemek veya az önce bahsi geçen içeceği içmek, dişeti kanamaları ve boğaz ağrılarını iyileştirmeye yardım edebilir. Yanıkları iyileştirmek ve rahatlatmak için yanık bölgeyi
 böğürtlen yapraklarıyla nazikçe övün.
Tam Bir Hayat Kurtaran!
KOLON VE KARACİĞER KANSERİ: İnsan hücresi çalışmaları, böğürtlendeki bileşenlerin serbest radikalleri yakaladığı, kara
ciğer ve kolon hücrelerini hasardan koruduğunu göstermektedir.
AKCİĞER KANSERİ: İnsan akciğer kanser hücreleri üstünde
yapılan çalışmalar böğürtlen özünün kanserin daha fazla gelişmesini
önlediğini göstermektedir. Fareler üzerine yapılan bir çalışma, böğürtlendeki antosiyanin özünün (cyanidin 3 glukozit) tümör gelişimini ve
 metastazı (kanser hücrelerinin yayılması) engellediğini ilk defa kanıtladı.
YEMEK BORUSU KANSERİ: Böğürtlenlerin, laboratuar farelerinin yemek borusu kanseri hücrelerinin gelişimini azalttığı ve engellediği kanıtlandı.
Böğürtlen İle İlgili İpuçları
SEÇİM VE SAKLAMA:
• Koyu renkli, pürüzsüz ve parlak böğürtlenler bulmayacaksın.
• Çürüğü veya eziği var mı diye bakın, çünkü bu böğürtlenin çabuk bozulmasına yol açar.
• Buzdolabında saklayın. Sadece üç gün dayanabilir ve en lezzetli
 hali için hemen tüketilmelidir.
HAZIRLAMA VE SERVİS ÖNERİLERİ:
• Kullanmadan hemen önce böğürtlenleri soğuk suda yıkayın.
Eğer dondurmaya karar verdiyseniz, soğuk suda yıkayın ve hemen buzluk kabına koyun.
• Böğürtlenleri sade yiyin ya da yoğurda, tahıl gevreğine veya
meyve salatasına koyun.
• Donmuş böğürtlenlerle marmelat veya reçel yapın.
 • Böğürtlen kurabiye ve turtalarda kullanmak için ideal bir meyvedir.
Basit Böğürtlen Gevreği
Sharon Gretto
 Servis: 8 kişilik • Hazırlama ve Pişirme Süresi: 40 dakika
Bu tarif 5 adet enerji deposu yiyecek içerir.
MALZEMELER:

4 su bardağı böğürtlen, taze veya donmuş
‘A su bardağı + l yemek kaşığı çok amaçlı un
‘A su bardağı bal
‘/ su bardağı esmer şeker
3 yemek kaşığı limon suyu
‘/ı su bardağı yulaf ezmesi
‘/t su bardağı + l yemek kaşığı katkısız buğday unu
4 yemek kaşığı margarin

HAZIRLANIŞ:
Fırını önceden 375 derecede ısıtın. Geniş bir kâseye böğürtlen,
bal, limon suyu ve iki undan da birer yemek kaşığı koyun. Turta tabağına yapışmayı önleyici yemek spreyi sıkın ve karışımı dökün. Ayrı bir kâsede, kalan unları, esmer şekeri, yulaf ve margarini karıştırın.
Ufalanana kadar çatalla karıştırın. Böğürtleni! karışımı üstüne serpin.
30 dakika veya kızıl bir renk alana kadar pişirin.

BESİN ÖĞELERİ:
Kalori: 220; Toplam yağ: 5gr.; Doymuş yağ oranı: l,5Jgr.; Kolesterol: O mg.; Sodyum: 50 mg.; Toplam karbonhidrat: 43 gr.; Lif: 5 gr.;
Şeker: 27 gr. ; Protein: 3 gr.

Sağlık Nedir ? Sağlığımıza iyi gelen Şifalı bitkiler Nelerdir ?



İnsan sağlığı bakımı bi okadar basit bi okadar da zordur.Türkiye de sağlık insanların pek dikkate almadığı bir konu malesef. Halbuki sağlık kadar önem verilecek bir konu yok. Sağlık olmadan hiç bir iş hiç , hiç bir olay olmaz… Herşeyden önce sağlık gelmesi gerekir. Sağlık denilince , çocuk gelişiminde sağlıklı beslenme , dengeli beslenme, Diş Sağlığı , diş eti kanama problerine, mantar hastalıklarına , ms hastalığına , bronşit hastalığına ,güzellik , cilt bakımı , mide rahatsızlıklarına , aşırı kilo almaya , zayıflama için , kilo almak için , zona tedavisi , Karaciğer büyümesine , cilt sağlığı , saç bakımı sağlığı , fiziksel sağlık , genetal sağlık , manevi sağlık , şifalı otlar ve bitkilerle sağlık… Sağlıklı yaşama dair bütün olaylardır. Sağlık sebebleri %85 Dengeli beslenme üzerine çıkan sağlık sorunlarıdır. Dengesiz beslenmeden ortaya çıkan hastalıklar kalıcı hastalıklara sebeb olabiliyor. Bunun bilincide olmazmız fakat yinede dikkat etmememiz çok saçma olmuyor mu ? İnsan sağlığının yerini başka birşey tutabilir mi ? Sizlere sağlık olmadan ne işin peşinden koşabilirsiniz ? Günlük ihtiyaçlarınızı knasıl karşılayabilirsiniz ? Sağlık durumunu düzgün bir seviyede tutabilmek için sadece dikkat etmemiz gerekmiyor , çünkü hava kirliliği , toprak kirliliği , su kirliliği fazlalaştı. Bunlara sebeb yediğimiz gıdalarda hormonal bozukluklar meydana geldi. Sevgili okurlar, Doğayı biz bozuyoruz doğa yinede bizlere kendi içinden çözüm yollarını sunuyor. Sağlıklı ve dengeli beslenmek için yiğemedimiz gıdaların vitamin protein eksiklerimizi Şifalı bitkilerden alabiliriz. Şifalı bitkilerin Faydaları esas alınarak artık sağlık çemberimize dikkat etmeliyiz. Doğada binlerce sağlığımıza faydalı bitki var bunların başında gelenler :
 Aloe Vera Faydaları – Bu, yanık, yara ve cilt bozukluklarında kullanılan güçlü bir bitkidir. Ayrıca enfeksiyonla mücadelede etkilidir.
Ginseng Faydaları- Bu bitki eski çağlarda tüm bedeni canlandırmak ve genel sağlığı geliştirmek için kullanılırdı.
Kırmızı Ginseng- Uzakdoğunun efsane bitkisi kırmızı ginseng hakkında merak ettikleriniz.
Zencefil – Sağlığımız için zencefilin yararları ve doğal tedavi olarak kullanım alanları.
Zencefilin Yararları – Şifalı bitkilerle tedavi de önemli bir yeri olan zencefil hangi rahatsızlıklara iyi geliyor?
Zencefil Kullanımı – Zencefilin taze zencefil, kök zencefil, zencefil çayı ve zencefil tablet gibi farklı kullanımları tercih edilebilir.
Yeşil Çay -Yeşil çayın yararları, modern bilim daha onları doğrulamadan yüzyıllarca önceden biliniyordu.
Yeşil Çay Faydaları – Yeşil çayın oluşumunu önlediği hastalıklar nelerdir?
Yaban Mersini – Yaban Mersini (Bilberry) görsel bozukluklar, idrar yolları enfeksiyonları, böbrek taşları ve ishalin tedavisinde yardımcı olur.
Ekinezya Bitkisi – Ekinezya otu ve ekinezya çayi bağışıklık sistemine olan etkileri nedeniyle birçok araştırmaya konu olmuş bitkisel bir bağışıklık sistemi güçlendiricisidir.
Keten Tohumu Faydaları -Keten tohumu fayda olarak sağlığımıza neler kazandırabilir?
Keten tohumu zayıflatır mı? Keten tohumu nasıl zayıflatır? Tokluk hissi yaratarak daha az yemek tüketmeyi sağladığı için zayıflamada keten tohumu kullanımı yaygın hale gelmektedir. Günde 3 defa yemeklerden önce aç karnına 1 ‘er tatlı kaşığı öğütülmüş keten tohumu alınır ve bol su içilir.
Keten Tohumu Nasıl Kullanılır – Keten tohumu nasıl yenir, keten tohumu nasıl içilir ? Keten tohumu kullanırken özellikle dikkat edilmesi gereken önemli kurallar nelerdir?
Sarımsak Faydaları – Sarımsak yararları ve sarımsak kullanımı ile ilgili bilgiler.
Kekik Faydaları – Kekik ve yararları nelerdir ?
Kekik Suyu Faydaları – Kekik suyu ne işe yarar ? Kekik suyu nasıl içilir?
Kudret Narı Faydaları Kudret narı nedir? Kudret narı ve faydaları nelerdir? Kudret narı kullanımı nasıl olur?
Isırgan Faydaları – Isırgan otunun özellikleri ve ısırgan otunun faydası.
Isırgan Otu Kullanımı – Isırgan otunun kullanımı ve yan etkileri hakkında bilgiler.
Adaçayı Faydaları – Adaçayı özellikleri ve ada çayı faydaları nelerdir?
Biberiye Faydaları – Biberiye ne işe yarar – Biberiye nasıl kullanılır ?
Rezene Faydaları – Rezene neye iyi gelir – Rezene çayının faydaları
Meyan Kökü Faydaları : Meyan kökü yararları nelerdir? Meyan kökü nasıl kullanılır?
Ihlamur Özellikleri – Ihlamur nedir? Ihlamur ve faydaları nelerdir? Ihlamur nasıl yapılır?
Sinameki Otu – Sinameki ne işe yarar? Sinameki çayının kullanımı ve sinameki ile ilgili bilinmesi gerekenler.
Çörek Otu Faydaları – Çörekotu nasıl kullanılır? Çörek otu ve faydaları nelerdir?
Çörekotu Yağı Faydaları – Çörek otu ve çörek otu yağı faydaları nelerdir? Çörekotu yağı nasıl kullanılır ?
Safran Bitkisi – Safran ve yararları nelerdir?
Papatya Faydaları – Papatyanın özellikleri ve papatya çayının faydaları.
Anason Faydaları – Anason çayının faydaları nelerdir?
Keçiboynuzu Faydaları – Keçiboynuzu ve keçiboynuzu pekmezi yararları.
Keçiboynuzu Nasıl Yenir – Keçiboynuzu nelere iyi gelir ve keçiboynuzu nasıl tüketilir ?
Kuşburnu Faydaları – Kuşburnunun faydaları nelerdir ve kuşburnu çayı nasıl demlenir ?
Zerdeçal Faydaları – Zerdeçal ve faydaları nelerdir?
Tarçının Faydaları – Tarçının yararları nelerdir?
Karabaş Otunun Faydaları – Karabaş otu nedir, karabaş otu kullanımı ve karabaş otu faydası hakkında bilgiler.
Kişniş Faydaları – Kişniş otunun faydaları nelerdir ve kişniş nasıl kullanılır?
Gilaburu Suyu – Gilaburu nedir ve gilaburu meyvesinin yararları nelerdir?
Sarı Kantaron Otu – Sarı kantaron nedir ve sarı kantaron otunun faydaları nelerdir?
Kedi Otu Kökü – Kedi otu kökünün faydaları nelerdir?
Japon Eriği – Ginkgo bilobanın faydaları nelerdir?
Reishi Mantarı – Kırmızı reishi mantar faydaları nelerdir?
Shiitake Mantarı – Shiitake Mantarı hakkında bilgiler.
Maitake Mantarı – Maitake mantar özellikleri.
At Kuyruğu Otu – At kuyruğu otunun faydaları nelerdir?
Melisa Çayı – Melisa yararları hakkında bilgiler.
Altınbaşak Otu – Altınbaşak bitkisi hakında bilgiler.
Civanperçemi Otu – Civanperçemi yararları nelerdir?
Öksürük Otu – Öksürük otu faydaları.
Sinirliot – Sinirliotun faydaları.
Pelinotu – Pelin otu faydaları.
Alıç Çayı – Alıç yaprağının faydaları nelerdir?
Kimyon Faydaları – Kimyon ve faydaları.
Eğir Kökü – Eğir kökünün faydaları.
Ebegümeci Faydaları – Ebegümeci otu – Ebegümecinin yararları.
Ökse Otunun Faydaları – Ökse otu yararları nelerdir?
Şerbetçi Otu Faydaları – Şerbetçiotu faydaları.
Kakule Faydaları – Kakulenin faydaları nelerdir?
Kuşkonmaz Bitkisi – Kuşkonmazın Faydaları Nelerdir?
Defne Yaprağı Faydaları – Defne yaprağının faydaları nelerdir?
Funda Yaprağı Faydaları – Funda yaprağının faydaları ve funda çayının faydaları nelerdir?
Mate Çayı Faydaları – Mate faydaları, mate yaprağı çayı ve mate çayının faydaları hakkında bilgiler.
Havlıcan Nedir – Havlıcanın faydaları hakkında bilgi.
Fesleğenin Faydaları – Fesleğen bitkisi ve fesleğenin faydaları.
Karanfilin Faydaları – Karanfil çayı nasıl yapılır, karanfil çayının faydaları. Karanfil yararları ve karanfilin özellikleri hakkında bilgi.
Okaliptus Faydaları – Okaliptus yaprağı ve okaliptus yağının faydaları nelerdir?
Hatmi Çiçeği – Hatmi faydaları nelerdir?
Kırmızı Biber Faydaları – Biberin faydaları hakkında bilgi.
Kına Kına Bitkisi – Kına kına kabuğu faydaları nelerdir?
Salep Bitkisi – Sahlep bitkisi ve salep faydaları.
Latin Çiçeği – Latin çiçeği otu.
Vanilya Nedir – Vanilya bitkisi ve vanilya faydaları.
Meşe Kabuğu – Meşe kabuğunun yararları.
Ceviz Yaprağı Faydalar – Ceviz yaprağı yararları nelerdir?
Çarkıfelek Çiçeği – Çarkıfelek otunun faydaları.
Centiyane Kökü Faydaları – Centiyane kökünün yararları nelerdir?
Afrika Sardunyası Faydaları – Bağışıklık sistemini güçlendirici özelliğiyle tanınan afrika sardunyası hakkkında bilgiler.
Melekotu Kökü – Melekotu kökü hakkında bilgiler.
Enginar Yaprağı Faydaları – Enginar yaprağının sağlık açısından önemi.
Lavanta Çiçeği Faydaları – Lavanta kullanımı ve lavanta çiçeğinin faydaları.
Noni Nedir – Noni Faydaları nelerdir?
Acai Nedir – Acai berry nedir?
Zeytin Yaprağının Faydaları – Zeytin yaprağı çayı faydaları.
Kekik Çayı Nasıl Yapılır – Kekik bitkisi ve kekik yararları hakkında bilgi.
At Kestanesi Faydaları – At kestanesi neye yarar? At kestanesi ve at kestanesinin faydaları hakkında bilgiler.
 Bunlar daha bir bölümü olup dahasıda vardır. Sağlık dikkat edilmesi gereken en önemli unsurdur. Çocuklarımızın sağlığı bizim sağlığımız günümüz zamanında tehlikededir. Dışarıdan okadar yabancı madde alıyoruz ki vücudumuza hastalanıyoruz. Siz sevgili okurlarım lütfen Dengeli beslenmeye ve Sağlıklı yaşama ve Sağlıklı yaşatmaya dikkat edin…
Sağlıklı Yaşamlar diliyorum…
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız